3 Nisan 2010 Cumartesi

ben dengesiz geribeyinzeka trafosuyum.

Kendimle çok yalnız kaldım düşündüm,düşündüm durdum.Düşündükçe içine daha girdikçe dahada soğuyorum o sorundan.Çözesim gelmiyo,onlu sorunlardan kaçasım geliyo.Tek bana mı böyle,ben mi tersim diye.
Sorun şu ki,ilişkilerimde herhalde kendime çok güvenirim imajı çizmişim,yalanların nedeni "senden çekindim" lafından mazeret görülmüştür.Benim yanımda ezilcekler gibi olurlar hep ne var bende?
Sonra,yalan söylenir çünkü;
ben çemkiririm,ben kızarım,ben küserim,ben tavır alırım.
istemediğim şeyi yapabiliyosan bu senn karaktersizliğin değil midir?
hem beni tanıyorsun hemde pişkin pişkin yalan söylüyorsun helal olsun.
"ilişkiden korkuyorum" dediğimde ben diğerinden farklıyım diyenlerin her daim farklılıklarını daha üst seviyede attıkları kazıklarla gördük.
sonra,"aşk" onların kitabında 10 dakikalık zevk herdaim.
istenilen alınır ve gidilir.
"seni daima seveceğim" derken tiyatrosunun bir bölümünü daha tamamlamıştır.
"bekle beni" şimdikini kullanıyım döndüğümde,sana geri gelicem.
"senden önce kimseyi sevmedim" bu rolümün bir parçası aslında,inan işte.
gibisinden.
pire için yorgan yakmak olmaz ama 1 doğru söyleyen erkek görmedim.
erkeklere hemcinslerini sorduğumda bile güvenme dediklerine göre neye güveniyim ki?
evet özlediğim biri var,platonik daha güzel aslında.
öylede kalıcak,erkekler hayatımda olmayacak.
"aşk" sadece sesli başlayıp sessizce biten 3 harflik,3 günlük,3saatlik bişey...
aşk heycan zaten. oda geçiyo...
hep bana böyle olmasından bıktım aslında.
hiç gelmesin,dahada soğuyorum böyle olunca,sımsıkı sarıcak kollar yerine gerizekalıların yalanlarını bulup yüzlerine çarpmaktan sıkıldım.
görürüm,susarım,sonra çarparım.
oda bölünür. sonra nolur? yalanları sıralar,ruh halimin içine eder ve gider...
”Sadece iki günümüz var yaşamak için. Bu günleri de aşağılık heriflerin önünde diz çökerek geçirmeye değmez.”demiş bir filozof.
Erkekler 1 damla yaşa bile değmez ne yazık ki!
Temelli gelen gider miydi? Ağlancak kişi ağlatır mıydı?
Bu soruların cevabı nedir!
Erkeklerin hayatları boyunca aradıkları aşk+aşk+aşk+aşk+aşk+aşk+aşk+aşk.
yani 3+3+3+3+....+3 gibi. heycan,kısa süreli,kullanımlık,yalancılılık.
sıkılmaya gelemezler zaten o ayrııı,onlar bulunmaz hint kumaşıdırlar ya :)
öküzlüklerde üstlerine yoktur ama.
bi süpriz yapmak,bir haykırmak çok zordur,herdaim onlar haklıdır ve ayarsız bizizdir. sorunlu biz.
dırdırcı biz.
biz olmayan şeyleri var etmeyiz,olan şeye laf ederiz,biz "aşk" değil "sevgi" yani 3 değil ∞ luğu arayanız.
3 her sayıyla 0 olurda,sonsuzluk yok olmaz.
ama bu dünyadada ∞ bunu hakeden varmıdır bilinmez.
Erkeklerin "ilk" kavramları skorlarına +1 sevgili eklendiğinde tazelenir.
Ne güzel,keşke erkek olsaymışım diyorum anasını satim,damga yemek yok,hesap soran yok.Doğa kadar özgürler;ağaca neden dalın yamuk diyemiyosak erkeklerede neden yamuksun diyemiyoruz,doğaları yamuk çünkü. sadakatsiz,gamsız olsak keşke.Keşke!
Biz affederiz,salak gibi! Ama erkek affettimi affetmese daha iyi.
Özür diliyince "ah canım" acıma duygusuyla tamam,ama unutuyoruz ki acıyan acıncak hale düşer nitekim öyle oluyor zaten :)
"bu çocuk sırılsıklam aşık" dediğimiz kişi bile,yapılmıcak şeyleri yapıyosa bi düşünmek gerekir.
ya tamamen sorun ben de yada ben dengesiz geribeyinzeka trafosuyum.
ve biliyorum ki bir erkeğin evlendiği kadın asla ilk istediği kadın değildir.
evli erkeklerin istedikleri kadın daha önceki biridir.
kafalarında hep biri kalır,daima...
bunun düşüncesi bile beni bitirir!

Hayata soru sormaktan sıkıldım,çünkü biliyorum ki;

hayat doğru cevapları olmayan bir sınav...


Bunları anlatınca açılabileceğime, konuşarak bazı yüklerin atılabileceğime inanıyorum. Katoliklere bir bak, Papazlar yüzyıllardır günah cıkararak insanları rahatlatabiliyorlar.

Di mi?

"sevgi"kelimesi çocukluk oyunlarımızdan sıcak,soğuğa benziyordu.

1 saattir ekranı değiştirip duruyorum,başlıyorum artık yazmaya.
bi anda geldi aklıma bu cümle.mantıklı geldi sonradan düşününce.
çocukken bir oda içinde olurduk,o odada ki eşyalardan birini seçerdik. bu sırada bunu tahmin etcek kişi dışarda dururdu.sonra odaya girerdi bulmaya çalışırdı,yaklaştıkça sıcak,sıcak,çok sıcak derdik.
uzaklaşınca bııııırrr!! derdik.
şimdi düşünelim hayat bir oda olsun,eşyalar;aşk ve sevgi. ebe biziz. sıcak soğuk;iyi kötü davranışlar,aşka ve sevgiye doğru yönelimlerimiz.
kaderin çizgisi ayrı olmak üzere kendi seçimlerimizle aldığımız yollar sıcak-soğuk olarak değişiyo...
sevgi istiyorsan içinden sıcağa doğru yönelmeye başlıyorsun,bulan mutlu oluyor.
sevgiyi sadece "yaşamak" için istiyorsan bi sıcak bi soğuk diye gerizekalılar gibi dolanıyosun.
sonunda sıcacık,çok sıcak dendiğinde buluyosun,ama o kadar soğuğu yedikten sonra,çatlakların oluyor,kırılıyosun...
hayat bir oyun,sevgi ve aşkta bu oyunun bölümlerinden sadece biri...

bazen avucunda tuttuğun kelebeği uçurmak gerekir,zaten ömrü 1 günlüktür..

Hayat çooooook kısa ve biz faniler bu kısa hayatımızın yarısını üzülerek ziyan ediyoruz.Nolcak,her acı sonsuza dek sürmez,hiç bişiy eskisi gibi kalmaz ve her kötü şey bir iyilik doğurur ammavelakin ruh halimiz bozukken bunları düşünemiyoruz evet,normalde bunları öğütlemeyi çok iyi bilsekte.
O moral bozukluğuyla düşüncelerimizde uçurumdan yuvarlanan bi araba gibidir,ya hasar alır yaralanırsın yada tamamen batırırsın herşeyi,gözlerini sonsuzluğa kaparsın.İnanmakta böyledir,ya birşeyden emin olursun yada şüphe duysanda inanırsın.Birşeye inandık mı onu bırakamayız asla.
Aslında şu dünyada hiçbirşey bizim değildir ki!! Tek sahibi olduğumuz şey ruhumuz,zaten o da öldükten sonra gidiyor.E ne kaldı geriye? Hiçbirşey! ama biz olmayanları elimizde tutmaya çalışıyoruz,ömrümü kelebek ömrüne,hayallerim ve bağlılıklarımı kelebeğin uçmasına benzettim.Ömrüm istediklerim doğrultusunda kısa kalıyor,olmayacak şeyleri oldurma çabalarım yetmiyor,zorluyorum.Hiçbirşey bana ait değil bu dünyada gidince üzülmemem gerekir aslına bakarsak.Gidici birşeye örnek verelim,sevgili.
Zaten senin olsa gider miydi?Ayrılınca tekrar barışmak diye bişeye inanmıyorum artık.Barışıyosan niye ayrıldın? Yada ayrılmanı gerektircek bitirici bi hamle olması gerekirdi dimi? Ex'ten next olmaz lafı çok uyuyo bunada.Bişeyler bitmişsse,başlamaz tekrardan!Çıkarın bunu o koca kafanızdan.Bana geç düştü ama düştü.
"Nokta koymuşsan,virgül yapmayacaksın onu,noktalıyacaksın.Tekrarlamamak üzere!"Bırak,uçsun elinden o kelebek.Onunda ömrü 1 gün değil mi? O kelebek gider,başka uçacak kelebek gelir. Gidene git diye zorlayan olmadı nihayetinde.Sen ömrünü o gitti diye heba edersen,kelebektende önce gidersin bu diyardan. Sevgili arayışı olmadan,yada hayatı zorlamadan yaşa ne yaşayacaksan.Zorlarsan doğallığını bozarsın,ayarları gider.Sevgili gereksiz bi eylem aslında. Çok mu gerekli hayır!
Sevgili sevgili diye yırtınanlara bi bakarsak görücez ki,hiç işi olmayan,boş işlerle uğraşan yada kendisiyle kompleksleri olan tiplerdir.
Çok yoğun insanların ve kendine güvenen insanların sevgili arayışları olmaz!
O nasılsa gelir düşüncesi vardır.
Ben en sonunda şu kanıya vardım,kimse sevgime layık değil,çok duygusal olduğumdan abartılarım oluyor,kendimi engelliyorum,hayatı yaşamıyorum,gülümsemem gidiyor elimden.Bir kelebeği elimde tutamazken başka kelebekler arıyorm biliyorum ki o nasılsa ölücek.
Ama artık diyorum ki;

Gelme artık kelebek,sen uç hep.Başka bi avuçta,başka bir yerde.Benden uzakta öl.
Seni izlemesi,hayalini uzaktan kurmak daha güzel!