23 Mayıs 2010 Pazar

Yaşayarak Olgunlaşmak yada Zamanla Armutlaşmak

Anne rahmine düştüğümüzde başlıyor serüvenimiz,ortalama 9 ay tüm hayatımız boyunca en özgür zamanlarımızı yaşıyoruz.Karışan eden yok,dert tasa yok,altını pislediğin zaman silinene kadar o kokuda durmak yok,canın sıkıldığında tekme atıyorsun,annen sana "niye tekmeledin?" diye sormuyor,buna seviniyor çünkü sen yaşadığını belli ediyorsun...
Peki annenden seni alırlarken o akciğerlerine dolan ilk nefesle beraber ağlamaya başladığında ne oluyor,bir nefes almanın bile ne kadar zor olduğunu anlıyorsun ve maalesef bu nefes işleminden sonra senin tüm özgürlüğün bitiyor.Erkekler özgürlük konusunda kızlardan daha fazla alana sahip olmasına rağmen sen bi erkek bebek olsan bile maalesef hiç bir zaman özgür olamıyorsun.Günlerini doldurmaya başlıyorsun...İlk doğduğunda yaşama belirtisi olarak kabul edilen ağlaman,1-2 aylıkken ki ağlamandan bile farklı!Annen "yeter artık,sus" demeye başladığında anlıyorsun ki,herşey geçici.Bazı insanlar sırf ego tatmini için çocuk yaptığını düşünürsek bunun sonucu daha feci...

Şimdi büyüyorsun ilk adımların,"gel anneye,gel babaya" derken mutlular,yürümediğinde üzülürler.Çünkü;
yürüyünce sen,ailen bir sağlık sorunu olmadığına kanaat getirip rahatlıyor.Sen yürümeye başladığındaysa kıyametler kopuyor! "Of yavrum yeter,bırak diyorum sana." yada "Ben sana oraları karıştırma demedim mi?" ve ilk bağırışlar,şiddet... Çocuğa yürümeyi öğrettikten sonra seninle beraber ev işleri yapmasını mı bekliyosun? Ne yapacak çocuk,sen de yapmadın mı aynısını?
Öfkesini kontrol edemiyor hiç bir insan,ben daha görmedim efendim şöyle diyeni;
"Kır oğlum kır" çünkü diyen yok.

Sonra küçükken düşünemeyip yaptığın şeyler yüzünden azarlanıyorsun,karşında ki ebeveynin seninle kendi yaşını bir tutcak kadar dikkatsiz.Aynı hayal gücüne sahip ve aynı olgunlukta olduğunu düşünerek hata üstüne hata yapıyor...Bir çocuk eğitimi kitabında okumuştum,zeka geliştirme yöntemlerinden bir maddeydi.
Çocuğunuza mamasını yere atıyor diye kızmayın,o sadece çekim yasasını öğreniyor!
O kadar doğru ki! Hiç bir çocuk havaya atmaz yemeğini,dikkat edin.Hep aşağı atar,karşısına atar.
Sürekli engel koyarak ulaşacağı yere bir insan daha mı hızlı ulaşır yoksa engelleri kaldırmak mı?
İnsanlar klasikleşmiş çocuk eğitimi yüzünden düzgün çocuk yetiştiremiyorlar.
O zaman Çocuk Gelişimi bölümü kapatılsın madem öyle...

Bu çocuğun zaman zaman travmalar geçirmesine neden oluyor,çocuk yemiyor diye bağrılıyor,yemeği ağzından geri çıkardığında o gene mamasıyla karıştırılıp yedirtiliyor. Düşünüyorum da acaba o işlemi yaparken surat ifadeleri nasıldır? Kendileri yiyebilirler mi? Yada "dolapta ne varsa koydum maması" adlı benim nitelendirdiğim mamaları nasıl yediriyorlar? İçinde senin benim yemiyeceğim şeyler;
Peynir,haşlanmış yada çiğ yumurta,çay,ekmek içi,bal... varken!
Doktorların söylemekten dillerinde tüy bitti "kendinizin yemiyeceği şeyi çocuklarınıza yedirmeyin!".
Yemek istemedikleri zaman çoğu ebeveyn bi tane patlatıyor çocuğa,ya da tehdit.
"Eğer yemezsen bugün oyun yok" gibisinden.
Çocuklar en çabuk öğrenme yaşlarındayken bu söylenilenler beyinlerine kazınıyor.Sanıyor musunuz ki herşey unutulur,unutulmaz!Hatta bu psikolojide de vardır,bir iyileştirme yöntemidir.Çocukluğuna inilir,gerçekle yüzleştirilir.Her insan farklı etkilendiğinden de bunun onu etkilemiceğini nerden bilebilirsin?
Çocuk sana ilerde yalan söylemeye başlarsa,ona bitane patlatmak yerine geriye dönüp "ben ne yaptım?" demelisin.Herşeyin bir nedeni var çünki,çocuklar uygulama yoluyla öğrenir,bir bilgileri yok ki onu devreye sokup öğrensin.Deneme yanılma ile öğreniyor çocuklar. Sizde çocuk olmadınız mı?Aslında size kızmakta yanlış olur,sizi yetiştiren,onu yetiştiren... Bu klasikleşmiş şeyi değiştirmek zor olsa da şunu diyebilirim ki;
"Dünyayı değiştiremiyorsan,dünyanı değiştir." sen kendini değiştirmeye başla,herşey değişir.

Aslında demek istiyorum ki,insanlar yaşayarak olgunlaşırlar.Bir şeyi isteyip,sonucunun hep güzel olcağını düşündükleri için karşılarına çıkan sorunlarla baş edemeyip,aciz insanların kaçtıkları eylemlere kaçarlar.
Şiddet,küfür,küçümseme. Sen istedin bu çocuğu! Ancak hayvanların aklı olmadığından şiddetle eğitim verilir,Allah sana zaten ipucunu vermiş,seni tüm canlılardan ayıran şeyin aklının olduğu gerçeğini!
İnsanlar gerçeklerle yüzleşmekten korktuklarından kaçıyor,kaçıyor...
Hem bişeylerin olması için çabalıyorlar,o iş olduktan sonra iyi taraflarını görmek yerine kötü tarafını gördüklerinde patlıyorlar.Bu insanlar hiç bir zaman olgunlaşmıyacak yaşları ne olursa olsun.
Çünkü Peyami Safa öyle bir laf etmiş ki,bu düşüncelerime çok uygun düşüyor.
"Yaşlanarak değil,yaşayarak olgunlaşılır.Zaman insanları değil,armutları olgunlaştırır."
İnsanlar,Allah'ın verdiği mucize şeyleri kullanmadan göcüp gidiyorlar,çünkü insanlar yaşamayı bilmiyorlar.
Nedeni,niçini yok onların.Hep aynı,hep aynı..Eğer herşey aynı kalsaydı,bizim bu yazıyı yazmamız hayal olurdu sanırım,duvarlara kazımaya devam ederdik,çağ atlamaya devam ediyoruz ama insanlıkta hep geri kalıyoruz.Zaten bizim de tek sorunumuz bu değil mi?Gerçeklerle yüzleşmedikçe ve kaçtıkça hep üstümüze gelceğini unutuyoruz,hayatın saçmalığını kabullenip yaşamak değil,hayatı değiştirmeye çalışmak sorun.Hayatı sorunları iterek değil,üstüne giderek aşabiliriz.İşte zaten biz bunu yapamıyoruz...



Not: Şahsi olduğundan dolayı izinsiz kopyalanması yasaktır.

12 Mayıs 2010 Çarşamba

yalanlarr yalanlarr yalanlarr.

kedilerin en sevdiği şey süt değildir,maymunlarında muz. aslında insanlarda maymunlardan gelme değildir. demem o ki insanlar doğru bildikleri yalanlarla kandırılırlar,senin beni sevdiğini söylemen gibi.

bugün aklıma geldi bu.
sevdimde,nasıl oldu bilmiyorum ama.