3 Nisan 2010 Cumartesi

ben dengesiz geribeyinzeka trafosuyum.

Kendimle çok yalnız kaldım düşündüm,düşündüm durdum.Düşündükçe içine daha girdikçe dahada soğuyorum o sorundan.Çözesim gelmiyo,onlu sorunlardan kaçasım geliyo.Tek bana mı böyle,ben mi tersim diye.
Sorun şu ki,ilişkilerimde herhalde kendime çok güvenirim imajı çizmişim,yalanların nedeni "senden çekindim" lafından mazeret görülmüştür.Benim yanımda ezilcekler gibi olurlar hep ne var bende?
Sonra,yalan söylenir çünkü;
ben çemkiririm,ben kızarım,ben küserim,ben tavır alırım.
istemediğim şeyi yapabiliyosan bu senn karaktersizliğin değil midir?
hem beni tanıyorsun hemde pişkin pişkin yalan söylüyorsun helal olsun.
"ilişkiden korkuyorum" dediğimde ben diğerinden farklıyım diyenlerin her daim farklılıklarını daha üst seviyede attıkları kazıklarla gördük.
sonra,"aşk" onların kitabında 10 dakikalık zevk herdaim.
istenilen alınır ve gidilir.
"seni daima seveceğim" derken tiyatrosunun bir bölümünü daha tamamlamıştır.
"bekle beni" şimdikini kullanıyım döndüğümde,sana geri gelicem.
"senden önce kimseyi sevmedim" bu rolümün bir parçası aslında,inan işte.
gibisinden.
pire için yorgan yakmak olmaz ama 1 doğru söyleyen erkek görmedim.
erkeklere hemcinslerini sorduğumda bile güvenme dediklerine göre neye güveniyim ki?
evet özlediğim biri var,platonik daha güzel aslında.
öylede kalıcak,erkekler hayatımda olmayacak.
"aşk" sadece sesli başlayıp sessizce biten 3 harflik,3 günlük,3saatlik bişey...
aşk heycan zaten. oda geçiyo...
hep bana böyle olmasından bıktım aslında.
hiç gelmesin,dahada soğuyorum böyle olunca,sımsıkı sarıcak kollar yerine gerizekalıların yalanlarını bulup yüzlerine çarpmaktan sıkıldım.
görürüm,susarım,sonra çarparım.
oda bölünür. sonra nolur? yalanları sıralar,ruh halimin içine eder ve gider...
”Sadece iki günümüz var yaşamak için. Bu günleri de aşağılık heriflerin önünde diz çökerek geçirmeye değmez.”demiş bir filozof.
Erkekler 1 damla yaşa bile değmez ne yazık ki!
Temelli gelen gider miydi? Ağlancak kişi ağlatır mıydı?
Bu soruların cevabı nedir!
Erkeklerin hayatları boyunca aradıkları aşk+aşk+aşk+aşk+aşk+aşk+aşk+aşk.
yani 3+3+3+3+....+3 gibi. heycan,kısa süreli,kullanımlık,yalancılılık.
sıkılmaya gelemezler zaten o ayrııı,onlar bulunmaz hint kumaşıdırlar ya :)
öküzlüklerde üstlerine yoktur ama.
bi süpriz yapmak,bir haykırmak çok zordur,herdaim onlar haklıdır ve ayarsız bizizdir. sorunlu biz.
dırdırcı biz.
biz olmayan şeyleri var etmeyiz,olan şeye laf ederiz,biz "aşk" değil "sevgi" yani 3 değil ∞ luğu arayanız.
3 her sayıyla 0 olurda,sonsuzluk yok olmaz.
ama bu dünyadada ∞ bunu hakeden varmıdır bilinmez.
Erkeklerin "ilk" kavramları skorlarına +1 sevgili eklendiğinde tazelenir.
Ne güzel,keşke erkek olsaymışım diyorum anasını satim,damga yemek yok,hesap soran yok.Doğa kadar özgürler;ağaca neden dalın yamuk diyemiyosak erkeklerede neden yamuksun diyemiyoruz,doğaları yamuk çünkü. sadakatsiz,gamsız olsak keşke.Keşke!
Biz affederiz,salak gibi! Ama erkek affettimi affetmese daha iyi.
Özür diliyince "ah canım" acıma duygusuyla tamam,ama unutuyoruz ki acıyan acıncak hale düşer nitekim öyle oluyor zaten :)
"bu çocuk sırılsıklam aşık" dediğimiz kişi bile,yapılmıcak şeyleri yapıyosa bi düşünmek gerekir.
ya tamamen sorun ben de yada ben dengesiz geribeyinzeka trafosuyum.
ve biliyorum ki bir erkeğin evlendiği kadın asla ilk istediği kadın değildir.
evli erkeklerin istedikleri kadın daha önceki biridir.
kafalarında hep biri kalır,daima...
bunun düşüncesi bile beni bitirir!

Hayata soru sormaktan sıkıldım,çünkü biliyorum ki;

hayat doğru cevapları olmayan bir sınav...


Bunları anlatınca açılabileceğime, konuşarak bazı yüklerin atılabileceğime inanıyorum. Katoliklere bir bak, Papazlar yüzyıllardır günah cıkararak insanları rahatlatabiliyorlar.

Di mi?

"sevgi"kelimesi çocukluk oyunlarımızdan sıcak,soğuğa benziyordu.

1 saattir ekranı değiştirip duruyorum,başlıyorum artık yazmaya.
bi anda geldi aklıma bu cümle.mantıklı geldi sonradan düşününce.
çocukken bir oda içinde olurduk,o odada ki eşyalardan birini seçerdik. bu sırada bunu tahmin etcek kişi dışarda dururdu.sonra odaya girerdi bulmaya çalışırdı,yaklaştıkça sıcak,sıcak,çok sıcak derdik.
uzaklaşınca bııııırrr!! derdik.
şimdi düşünelim hayat bir oda olsun,eşyalar;aşk ve sevgi. ebe biziz. sıcak soğuk;iyi kötü davranışlar,aşka ve sevgiye doğru yönelimlerimiz.
kaderin çizgisi ayrı olmak üzere kendi seçimlerimizle aldığımız yollar sıcak-soğuk olarak değişiyo...
sevgi istiyorsan içinden sıcağa doğru yönelmeye başlıyorsun,bulan mutlu oluyor.
sevgiyi sadece "yaşamak" için istiyorsan bi sıcak bi soğuk diye gerizekalılar gibi dolanıyosun.
sonunda sıcacık,çok sıcak dendiğinde buluyosun,ama o kadar soğuğu yedikten sonra,çatlakların oluyor,kırılıyosun...
hayat bir oyun,sevgi ve aşkta bu oyunun bölümlerinden sadece biri...

bazen avucunda tuttuğun kelebeği uçurmak gerekir,zaten ömrü 1 günlüktür..

Hayat çooooook kısa ve biz faniler bu kısa hayatımızın yarısını üzülerek ziyan ediyoruz.Nolcak,her acı sonsuza dek sürmez,hiç bişiy eskisi gibi kalmaz ve her kötü şey bir iyilik doğurur ammavelakin ruh halimiz bozukken bunları düşünemiyoruz evet,normalde bunları öğütlemeyi çok iyi bilsekte.
O moral bozukluğuyla düşüncelerimizde uçurumdan yuvarlanan bi araba gibidir,ya hasar alır yaralanırsın yada tamamen batırırsın herşeyi,gözlerini sonsuzluğa kaparsın.İnanmakta böyledir,ya birşeyden emin olursun yada şüphe duysanda inanırsın.Birşeye inandık mı onu bırakamayız asla.
Aslında şu dünyada hiçbirşey bizim değildir ki!! Tek sahibi olduğumuz şey ruhumuz,zaten o da öldükten sonra gidiyor.E ne kaldı geriye? Hiçbirşey! ama biz olmayanları elimizde tutmaya çalışıyoruz,ömrümü kelebek ömrüne,hayallerim ve bağlılıklarımı kelebeğin uçmasına benzettim.Ömrüm istediklerim doğrultusunda kısa kalıyor,olmayacak şeyleri oldurma çabalarım yetmiyor,zorluyorum.Hiçbirşey bana ait değil bu dünyada gidince üzülmemem gerekir aslına bakarsak.Gidici birşeye örnek verelim,sevgili.
Zaten senin olsa gider miydi?Ayrılınca tekrar barışmak diye bişeye inanmıyorum artık.Barışıyosan niye ayrıldın? Yada ayrılmanı gerektircek bitirici bi hamle olması gerekirdi dimi? Ex'ten next olmaz lafı çok uyuyo bunada.Bişeyler bitmişsse,başlamaz tekrardan!Çıkarın bunu o koca kafanızdan.Bana geç düştü ama düştü.
"Nokta koymuşsan,virgül yapmayacaksın onu,noktalıyacaksın.Tekrarlamamak üzere!"Bırak,uçsun elinden o kelebek.Onunda ömrü 1 gün değil mi? O kelebek gider,başka uçacak kelebek gelir. Gidene git diye zorlayan olmadı nihayetinde.Sen ömrünü o gitti diye heba edersen,kelebektende önce gidersin bu diyardan. Sevgili arayışı olmadan,yada hayatı zorlamadan yaşa ne yaşayacaksan.Zorlarsan doğallığını bozarsın,ayarları gider.Sevgili gereksiz bi eylem aslında. Çok mu gerekli hayır!
Sevgili sevgili diye yırtınanlara bi bakarsak görücez ki,hiç işi olmayan,boş işlerle uğraşan yada kendisiyle kompleksleri olan tiplerdir.
Çok yoğun insanların ve kendine güvenen insanların sevgili arayışları olmaz!
O nasılsa gelir düşüncesi vardır.
Ben en sonunda şu kanıya vardım,kimse sevgime layık değil,çok duygusal olduğumdan abartılarım oluyor,kendimi engelliyorum,hayatı yaşamıyorum,gülümsemem gidiyor elimden.Bir kelebeği elimde tutamazken başka kelebekler arıyorm biliyorum ki o nasılsa ölücek.
Ama artık diyorum ki;

Gelme artık kelebek,sen uç hep.Başka bi avuçta,başka bir yerde.Benden uzakta öl.
Seni izlemesi,hayalini uzaktan kurmak daha güzel!

14 Mart 2010 Pazar

tekerlemelerim :D

Canım çok sıkıldı Pazar günü eğlencem bu olsun dedim :)
eğlendim de!

it iti itti,bit iti itti,it biti itti.bit gitti, it gitti.itti, bitti, gitti.
(ağzınızda bir şey olmalı söylerken)

Şu karşıki kurukahvecinin gagası çıkık burnu kırık karakancoloz kalfası Hakkı karışıklığa getirip kahveye kavruk kakule kırığı kattı.

Elalem ala dana aldı aladanalandı da biz bir ala dana alıp aladanalanamadık.

Çatalca'da başı çıbanlı topal çoban, çatal sapan yapar satar.

bir tarlaya bir şinik kekere mekere ekmişler ... tarlaya ekilen bir şinik kekere mekereye iki kel kürtik kör kirpi dadanmış ... dişi kel kürtik kör kirpinin kürkü yırtılınca , erkek kel kürtik kirpinin kürkünü dişi kel kürtik kör kirpinin yırtık kürküne yamamışlar.(zeki müren muhteşem söyler bunu)

şu köşe yaz köşesi şu köşe kış köşesi ortada su şişesi

bu pikap
şu pikap
o pikap

2 tur söyleyin,papik,kipap,kapik kljkldjgkdj

siz kapı gıcırdatıcılarından mısınız , yoksa ocak kıvılcımlandırıcılarından mı ?

şişkoyum ben şişko
bir nevi dobişko
ay em fırom
sanfıranşişko

bu bahçe başka bahçe
şu bahçe başka bahçe
o bahçe başka bahçe

deneylerim göstermiştir ki üstü üste 10 kez söyleyemen(!)


what a pity for a kitty to live in a city.

sizin damda var, beş boz başlı beş boz ördek,
bizim damda var beş boz başlı beş boz ördek,
sizin damdaki beş boz başlı beş boz ördek
bizim damdaki beş boz başlı beş boz ördeğe,
siz de bizcileyin beş boz başlı beş boz ördek misiniz

kunduracı kazım karakuş karısının kafasını kundura kalıbıyla kırdı. karısının kafasını kundura kalıbıyla kıran kazım karakuş karakola kaldırıldı. karısının kafasını kundura kalıbıyla kırmak kabahatinden karakola kaldırılıan kazım karakuş karakoldan kaçarak kurtuldu.

eller bazlamalandıda biz mi bazlamalanamadık.
bu mumcunun mumu umumumuzun mumudur.

pireli peyniri perhizli pireler teperlerse pireli peynirler de pır pır pervaz ederler.(tek nefeste söyledim!)

9 Şubat 2010 Salı

Çok sevdiğim yazılar!

Paylaşmak istedim,hepsinde anlam gizli,anlayana tabii..

Bir masalın hiç kaybetmeyen kahramanı gibi hissederdim senleyken...
Oysa bir oyuncak tiyatrosunda, ipleri başkasının ellerinde olan kuklaymışım...
"-Sola fazla çekme ipi ne olur, orada yüreğim var!.."


*-*-*


Çocuğumu yeniden yetiştirmem mümkün olsaydı:
Ona işaret parmağımı kaldırıp yasaklar koymak yerine, parmaklarıyla resim yapmayı öğretirdim.

Hatalarını daha az düzeltir, onunla daha çok yakınlık kurmaya çalışırdım.

Onu sadece gözlerimle izler, saat kısıtlamaları koymazdım.

Daha bilgili olmaya çalışır, daha çok şefkat gösterirdim.

Onunla daha çok yürüyüşlere çıkar, uçurtmalar uçururdum.

Ona karşı ciddi bir tavır içinde olmak yerine, onunla oyun oynardım.

Onunla kırlarda koşar, yıldızları seyrederdim.

Onunla daha az çekişir, ona daha çok sarılırdım.

Önce benlik saygısı kazanmasını sağlar, sonra bir ev almaya çalışırdım.

Ona her zaman katı davranmaz, onu daha çok onaylar ve yüreklendirirdim.

Güç konusunda daha az ders verir, sevgi konusunda daha çok şey öğretirdim.

Diane Loomans


*-*-*

İnsanların çoğu kaybetmekten korktuğu için, sevmekten korkuyor
Sevilmekten korkuyor, kendisini sevilmeye layık görmediği için
Düşünmekten korkuyor, sorumluluk getireceği için
Konuşmaktan korkuyor, eleştirilmekten korktuğu için
Duygularını ifade etmekten korkuyor, reddedilmekten korktuğu için
Yaşlanmaktan korkuyor, gençliğinin kıymetini bilmediği için
Unutulmaktan korkuyor, dünyaya iyi bir şey vermediği için
Ve ölmekten korkuyor aslında yaşamayı bilmediği için

William Shakespeare


*-*-*


KİM ÖZLERDİ

O kadar da önemli değildir bırakıp gitmeler,
arkalarında doldurulması mümkün olmayan boşluklar bırakılmasaydı eğer.

Dayanılması o kadar da zor değildir,
büyük ayrılıklar bile, en güzel yerde başlatılsaydı eğer.

Utanılacak bir şey değildir ağlamak,
yürekten süzülüp geliyorsa gözyaşı eğer.

Yüz kızartıcı bir suç değildir hırsızlık,
çalınan birinin kalbiyse eğer.

Korkulacak bir yanı yoktur aşkların,
insan bütün derilerden soyunabilseydi eğer.

O kadar da yürek burkmazdı alışılmış bir ses,
hiçbir zaman duyulmasaydı eğer.

Daha çabuk unuturdu belki su sızdırmayan sarılmalar,
kara sevdayla sarıp sarmalanmasalardı eğer.

Belirsizliğe yelken açardı iri ela gözler zamanla,
öylesine delice bakmasalardı eğer.

Çabuk unutulurdu ıslak bir öpücüğün yakıcı tadı belki de,
kalp, göğüs kafesine o kadar yüklenmeseydi eğer.

Yerini başka şeyler alabilirdi uzun gece sohbetlerinin,
son sigara yudum yudum paylaşılmasaydı eğer.

Düşlere bile kar yağmazdı hiçbir zaman,
meydan savaşlarında korkular, aşkı ağır yaralamasaydı eğer.

Su gibi akıp geçerdi hiç geçmeyecekmiş gibi duran zaman,
beklemeye değecek olan gelecekse sonunda eğer.

Rengi bile solardı düşlerdeki saçların zamanla,
tanımsız kokuları yastıklara yapışıp kalmasaydı eğer.

O büyük, o görkemli son, ölüm bile anlamını yitirirdi,
yaşanılası her şey yaşanmış olsaydı eğer.

O kadar da çekilmez olmazdı yalnızlıklar,
son umut ışığı da sönmemiş olsaydı eğer.

Bu kadar da ısıtmazdı belki de bahar güneşleri,
her kaybedişin ardından hayat yeniden başlamasaydı eğer.

Kahvaltıdan da önce sigaraya sarılmak şart olmazdı belki de,
dev bir özlem dalgası meydan okumasaydı eğer.

Anılarda kalırdı belki de zamanla ince bel,
namussuz çay bile ince belli bardaktan verilmeseydi eğer.

Uykusuzluklar yıkıp geçmezdi, kısacık kestirmelerin ardından,
dokunulası ipekten bir o kadar uzakta olmasaydı eğer.

Issız bir yuva bile cennete dönüşebilirdi belki de,
sıcak bir gülüşle ısıtılsaydı eğer.

Yoksul düşmezdi yıllanmış şarap tadındaki şiirler böylesine,
kulağına okunacak biri olsaydı eğer.

İnanmak mümkün olmazdı her aşkın bağrında bir ayrılık gizlendiğine belki de,
kartvizitinde "onca ayrılığın birinci dereceden failidir" denmeseydi eğer.

Gerçekten boynunu bükmezdi papatyalar,
ihanetinden onlar da payını almasaydı eğer.

Issızlığa teslim olmazdı sahiller,
kendi belirsiz sahillerinde amaçsız gezintilerle avunmaya kalkmamış olsaydın eğer.

Sen gittikten sonra yalnız kalacağım.
Yalnız kalmaktan korkmuyorum da, ya canım ellerini tutmak isterse...

Evet Sevgili,
Kim özlerdi avuç içlerinin ter kokusunu,
kim uzanmak isterdi ince parmaklarına,
mazilerinde görkemli bir yaşanmışlığa tanıklık etmiş olmasalardı eğer!!

Can Yücel


*-*-*


İnsan ömrü bir kitap misali değil midir?
Kimininki bir satırlık, kimininki bin sayfalıktır
Tek ortak noktaları bir gün biteceğidir...

*-*-*

Eğer bir çocuk;Sürekli eleştirilerek büyümüşse yargılamayı ve ayıplamayı öğrenir.Kin, şiddet, öfke ortamında büyümüşs eşiddeti ve kavga etmeyi öğrenir.Aşağılanarak ve alay edilerek büyümüşseacizliği ve utanmayı öğrenir. Sürekli utandırılmış ve değersiz görülmüşsekendisini suçlamayı ve hiçliğini öğrenir.Eğer bir çocuk;anlayış ve hoşgörüyle yetiştirilmişse sabırlı olmayı öğrenir.Cesaretlendirilmiş ve teşvik edilmişsegüven duymayı öğrenir.Övülmüş ve takdir edilmişse takdir etmeyi ve teşvik etmeyi öğrenir.Hakkına saygı gösterilerek büyütülmüşse insanlara adil ve saygılı olmayı öğrenir.Güven ve tutarlı olmayı öğrenir.Varlığının kabulünü ve onayını görmüşsekendini sevmeyi öğrenir.Aile içinde sıcaklık, yakınlık ve arkadaşlık görmüşse bu dünyada mutlu olmayı öğrenir.
DOROTHY NOLTE


*-*-*


“Hayatımızdaki gölgelerin çoğu kendi güneşimizin önünde durmamızdan oluşur.”

*-*-*


Doğrularımı Götürmeye Yetecek Kadar Yanlış Yapmadım Bu Hayatta...
Çok Sıkıştığım Yerde Boş Bıraktım Hep Soruları ...

Şimdi Bıraktığım Boşlukların Birindeyim Belki de...
Kimsenin Doğrusunu Götürmedim
Ben
Kimsenin yanlışı olmadım!
Yetmez mi..

*-*-*

4 Şubat 2010 Perşembe

En Sevdiğim Sözler :)

Boş zamanlarımda ya da mutsuz olduğum da bakarım hep,not delisiyimdir,şiir sevmem ama şiir tarzında düz yazılarda bulurum bir çok şeyi,paylaşalım bakalım beğenicek misiniz? :)

Sevimlilik yaparak 15 dakika kazanmak mümkün
Ama sonrası için bir şeyler bilmek gerek.

Böldüğüm parçalarımı çarptım yeniden ama bir ben etmiyor gördüm..Gidenler olmadan kalanlar etkisiz elemanmış buldum..Eşittir her zaman doğru sonuç değilmiş anladım..


Pinokyo gibi tahtadan insana dönüşme şansına nail olamadı kimileri hep odun kaldı.

Sağlıksız bir aşktı,
Kürtajla içimden alındı..
Gözlerindi benim evim..
Adresimi kaybettim !
Susma sevgili..
Türk dil kurumuna mı bağışladın tüm cümlelerini?
Sessizliğin koruyor hala bekaretini..
Tek bir kelime etsen suskunluğunun kızlığı bozulacak sanki..
Piyango biletiydik seninle ikimiz..
Sen beni çekmiştin, ben seni..
Büyük ikramiyenin ayrılık olduğunu kimse bize söylememişti!


Bitti dediğin hiçbir şey bitmedi sevgili..
Mesela gülüşün hala gözlerimin yatılı misafiri…
Ben kendimi yalan varlığınla değil
Gerçek yokluğunla öyle
Bir doldurdum ki..
Sen hiç canını sıkma sevgili..
Kürkçü dükkanıydı yüreğim..
O yüzden veda etmiyorum sana..
Dön dolaş..güle güle git.
Yine gel sevgilim... !
Bende kolay bulunan sen! Sende hiç bulunamayan ben!

Gitme!
Şah damarlarımız bağladık birbirine!
Gitme!
Günahlarımızı pazarladık aynı yatakta o gece!
Gitme!
Çok gözyaşı aldırdım senden!
Gitme!
Bir düşük daha yapıp, düşüremem seni bu kez içimden!


Yaşamayı öğrendim.
Doğumun, hayatın bitmeye başladığı an olduğunu;
aradaki bölümün, ölümden çalınan zamanlar olduğunu
öğrendim.



Kimi Durumlarda Kapatmak Gerekir Gözleri..
Daha Çok Görebilmek İçin.
Ya Da Gitmek Gerekir..
Geri Dönebilmek İçin...

Susmak Gerekir Bazen..
Konusabilmek İçin
Ve Kızdırmalıdır..
Belki De Daha Çok Sevebilmek İçin
Kulaklari Kapatmalıdır..
Hep Duyabilmek İçin...

Diyorum Ki Uyumak Gerekir..
Uyanabilmek İçin...
Ölmek Gerekir..
Yeniden Doğabilmek İçin...

"Kaybetmek Gerekir Bazen.."
Bulabilmek İçin...
Bulunca..
"Ölümüne Sevebilmek İçin..."


Bugün ne olduğumuz dünkü tercihlerimiz sonucudur,yarın ne olacağımız da bugünkü tercihlerimizin sonucudur..

"Ya bir yol açin ya bir yol bulun ya da yoldan çekilin"

"Kötümser, yalniz tüneli görür; iyimser, tünelin sonundaki isigi görür; gerçekçi, tünelle birlikte hem isigi hem de gelecek treni görür."

Vucut bulmuş her ruh yalnızlığa mahkumdur..

Aşk sesli harfle başlıyor,sessizce bitiyor..

Zaman değilmiş gideni geri getiren;aslında zamanmış var olanı götüren..



Öğrendim ki...
Bütün sevdiklerinle iyi ayrılman gerek
Hangisi son görüşme olacak bilemiyorsun.

Öğrendim ki...
'Bittim' dediğin andan itibaren
Pilinin bitmesine daha çok var.

Öğrendim ki...
Sevgiyi çabuk kaybediyorsun, pişmanlığın uzun yıllar sürüyor.



Bazen

Yıldızları süpürürsün, farkında olmadan,
Güneş kucağındadır, bilemezsin.
Bir çocuk gözlerine bakar, arkan dönüktür,
Ciğerinde kuruludur orkestra, duymazsın.
Koca bir sevdadır yaşamakta olduğun, anlamazsın.
Uçar gider, koşsan da tutamazsın...
(Bunu çok seviyorum işte.)



Öyle bir hayat yaşıyorum ki ,
Cenneti de gördüm, cehennemi de
Öyle bir aşk yaşadım ki
Tutkuyu da gördüm, pes etmeyi de
Bazıları seyrederken hayatı en önden
Kendime bir sahne buldum oynadım
Öyle bir rol vermişler ki
Okudum okudum anlamadım.
Kendi kendime konuştum bazen evimde
Hem kızdım hem güldüm halime
Sonra dedim ki " söz ver kendine "
Denizleri seviyorsan,
Dalgaları da seveceksin
Sevilmek istiyorsan,
Önce sevmeyi bileceksin
Uçmayı seviyorsan,
Düşmeyi de bileceksin
Korkarak yaşıyorsan,
Yalnızca hayatı seyredersin
Öyle bir hayat yaşadım ki, son yolculukları erken tanıdım
Öyle çok değerliymiş ki zaman
Hep acele etmem bundandı
Anladım...
(En sevdiklerimden :))

Daha yazacağım bol bol :)