28 Ağustos 2010 Cumartesi

Bayaa bi eskilerden..


Mutlu son
10/01/2009 22.00
Herkesin bi ıssız adamı yokmudur zaten?
Seversin deli gibi,koşturursun peşinden,ağlarsın onun için..Bunu o belki biliiiir belki bilmez..
Sevmek güzel şeydir karşılıklı olunca..
Seversin belki o da sever senin kadar değil..2 hatası olunca kurarsın kafanda;
Beni sevmiyo mu? Neden böyle? Ayrılalım der mi?
diye..
Kafanda kurduğun düşüncelerin bi çoğu doğru çıkar herzaman..
Ayrıldıklarında bazı kızlar koşturur deli gibi gururlarını hiçe sayarak..
Bazıları da umursamaz gözükür içinde yaşar..
Amaa ben bunu yapamadım malesef.
Erkekler her zaman geç olgunlaştığından dolayı,kavga da haksızken haklı olmaya çalışıp başarılı olduklarından dolayı,herşeyi ben bilirim havası bastıklarından ve gerçekten onu seveni kavrayamamasından hep kaybettirir insana..İlerde anlıyacaklardır ama geç olcaktır herşey için (:
Bi erkek için aşk acısı kız kadar olamaz..Erkek bi çok tende bulabilir ama kız kesinlikle!
Kızlar daha çok hayalcidirler bu yüzden o yokken bi sürü hikayeler yazar kafalarında ve biter..
Hep mutlu sondur hikayelerinin sonu zaten,aslında bilmezler ki mutlu sonlar henüz bitmemiş masallar olduğunu..

Aklımın sifonu olsa da çeksem,boktan düşüncelerim akıp gitse falan.



Bu başlığı ben yazmadım.Çok muhteşem olduğu için ilham verdi sacee.
Şimdi,kafam da o kadar saçma düşünceler var ki,hangisinden başlasam bilemedim.
Hani sevgilin seni boktan bi sebepten bırakır göt gibi kalırsın ya.
Onla çıkarken makyajsız halin bile kendine "ne güzelim" lan ben dedirttiğinde,onsuzken aynaya bakmaya korktuğun dönemler olur ya,hah! o dönemdeyim.

Yüzüm ne şişmiş olum,3 aylık hamile gibiyim lan gibisindenim.Ne giysem,"ıyk hiç yakışmadı" diyip çıkarıyorum.

Hele kaş bıyık çıkınca dünyayla iletişimim kopuyoör.Hiç bi insanla görüşmek istemiyosun.
İşin en kötüsü gene damara bağlayıp,"lan kim baksın bana,kim sevsin beni,göt gibiyim" diyip kendini daha da kötü hissediyosun.
Oysa,onla çıkarken de aynıydın,şimdi de.
Tabii bu ruh halindeyken bunları düşünemiyosun..

Sivilce çıksa,"açın mezar,gömün beni" moduna giriyosun.

Oysa bir erkek;
Tipsizliğini kafasına takmaz,çünkü onlar bi kızla yattığında "orospu"damgası yemez."piç" damgası yediğinde ise daha da şevklendirir bu hitap.

Parayla bile yatar ama bi kız her daim bir erkeğe ait olma duygusunu taşır,"ilk"lerine değer verir.Hakedicekle olmak ister.

Bir erkeğin duygusu yoktur,şöyle diyelim.Bir kadın tüm isteklerini yapcak bir erkek ister,bir erkek ise bir isteğini gerçekleştircek her kadını.
İşte bu kadar basittir.

Kendimizi iyi veya kötü hissettiren erkeklerdir.
İster bulutlara çıkarır,ister götümüzün üstüne oturtturur.
Ama sanmayın ki her erkek böyle ama çoğunluğu ne yazık ki böyle.

Buda beni kötü düşüncelere itip hayattan soğumama neden oluyor.
Hiç bi düzgün adam kalmadımı bee? demekten kendimi alıkoyamıyorum ne yazık ki..

Erkeklere demek istediğim şu,
Aldığınız oyuncağın kullanım talimatını okumadan önce kurcalamayın,kırarsınız.Hevesiniz geçince de atmayın,değerli oyuncakları bulamayanlar da var..

Bir sevgiliyi daha gömmek.



İlişki başlarken,"ay biliyo musunuz?-ben böyle bişiy yaşamadım" diye başlanır.Aslında bunu söyleyen kişi koca bi "NAH"ı hakeder.Her ilişkiye böyle başlanır e salak!
Bu benim aslında,kendime bağrınışlarım.
Olaya gelcek olursak tarif edilemez.Önce en yüksek kademeye kadar mutluluk çıkar,sonra götünün üstüne düşersin.O yüksekteyken ki haline bi "hassiktir" çekersin.
Onuun gelmiceğini anladığın andan itibaren vurursun damarın dibine.
"O gelmicek,anlasanaza olum" psikolojisi başlar ama hep şu unutulur;her boşluk dolar,gidenin yerine daha iyisi gelceği için gitmiştir zaten.
Zamanla haberlerini alırsın,için acır ama ağlamazsın.O yara kapanmıcak gibi gelir,ama şunu unuturuz ki kimse aşktan ölmemiştir.Hele de sadece o şahıs ruhunu sikmekten başka bişiy yapmadıysa.

En kötüsü,"daha neler çıkıcak karşına" diyenlerdir.Aynılarını onlar bu acıyı çekerken söylemek istemişimdir hep.Bu bi teselli cümlesi değildir,ruh haline sıçan bi cümledir.Ben şuan onu istiyorum ki ağlıyorum,sen ne saçmalıyosun hacı?

Bazı sabahlar huzursuz uyanılır,bazı sabahlar melek gibi gülerek..
O melek gibi günlerimizde "unuttum laan" psikolojisindeyizdir.Huzursuz günlerimizde "acaba napıyo bensiz puşt" modunda.

Taa ki karşımıza hormonlarımızı alt üst eden biri çıkana kadar. Koymuşum "x"e ben onu zaten sevmedim kiiii psikolojisi ağır basar. O çocuktan tekmeyi de yiyince,ben x'i özledim lan psikolojisi.

Bu durumlarda en güzeli tamamen herşeyden soyutlanana dek yalnız kalmaktır.
En iyisi budur..

26 Ağustos 2010 Perşembe

erkekleri anla(yama)mak ve tanı(yama)mak;

ne erkekler bizi anlar,nede bizlerin onu anladıklarını söylerler.
sizin ve bizim tarafımız vardı erkeklerle hiç bir ortak noktamız yoktur ne yazık ki.
çevremden ve kendimden edindiğim tecrübelerle birkaç dikkatli uyarım olacak size.
şiiimddik!
1) eğer hoşlandığınız biri varsa,sizi tanıması açısından sadece bi yolunu bulup tanışın,ama asla peşinden koşmayın. niye? zaten o kısmetinde varsa senin koşucaktır,sen sadece yolunu aç ve bekle(bekleyebiliyorsan).
2) sevgili oldunuz,çok mesaj atmıyor mu? asla ama asla mesaj atma,o mesaj attığında da geç cevap ver. sonra o seni bekletmiyecektir.
3) kıskandığını asla belli etme evet bazısının hoşuna gider ve gıcık etmek için kandırır,bazısı bundan bunalır,bazısıda inadına dahada kıskandırır. asla ama asla söyleme,sen kıskandır.
4) sana yaptığı hatanın aynısnı asla ona yapma,gün gelir yaptığın bi yanlışı oda sana yapar.
5) eski sevgililerini asla anlatma,senden ayrıldıktan sonra arkandan demediği şeyler kalmaz,senden iğrenme yolunu bulur.
6) senden nedensizce ayrıldıysa dönmesini asla bekleme,yedekte biri vardır,ondan sonra sana dönecektir. gururluysan ve akıllıysan bu maddeyi yap.
7)senle küstüğünde eğer peşinden koşmuyosa bilki sevgisi bazı şeyler için yetersizdir..
8) sen ağladığında sana üzülme,neye üzülüyosun,boşver tarzı cümleler kullanıyorsa ilişkini gözden geçir ve bidaha bişiyini anlatma.
9) sevgilin askere gidicekse asla bekleme,çünkü erkekler orda değişiyolar,geri döndüğünde seni istemiyecektir.
10) sensiz eğleniyorsa bi düşün,gözü dışarda demektir. o an noktala o ilişkiyi..
11) hiç bi arkadaşınla yakın olmasına izin verme,erkektir bu ilgi duyar!
12) sana kısa kısa mesajlar atıyosa,işim var diyorsa sürekli otur bi düşün..
13) senin için endişelenmiyorsa yarın bigünde aynısını yapar dikkat et.
14) ben insanların kalbini kıramam diyen erkek 2 mesaj yollar bizlere;
hayatımdan kızları çıkaramam,gün gelir lazım olur.
ben herkesi üzerim,seni de üzücem mesajıdır.
15) beni bırakma diyen bi erkek acizdir,zamanında çok büyük bi bok yemiştir ve bırakılmaktan korkuyodur.
16) aldatılmaktan korkan erkek en fazla aldatan erkektir. arkana bakmadan kaç!
17) gecenin bi köründe sana mesaj atmıyorsa,romantiklik yapmıyorsa asla sende yapma..
18) eğer sana sahip çıkmıyorsa,yoldan gelip geçen seni süzebiliyorsa bu erkek seni sadece beden olarak görüyordur.
19) ilişkini 3-4 seneyi geçmiş olmasına rağmen hala bi evlilik çatırdamaları yoksa,o ilişki boşa yaşanmıştır. ve bitmesi gerekir üzgünüm..
20) senle konuşurken gözlerini kaçırıyorsa ya yalan söylüyodur yada sıkılmıştır. eğer telefonuna bakıyorsa kesin sıkılmıştır. telefonunu ortaya koymuyosa ve sen eline aldığında telaşlanıp bahane uyduruyosa kesin bi halt karıştırıyodur..
21) seni arkadaşlarıyla yada ailesiyle tanıştırmıyosa ilşkinizi saklıyorsa seni ciddi görmediğindendir.
22) eğer sizi kilonuzdan yada dış görünüşünüzden dolayı bırakıyorsa ve eleştiriyorsa sizde onu eleştirip miktiri basın.
23) fedakarlık yapmıyorsa,sadece sevgilisinizdir,ötesi olmaz.

1 Temmuz 2010 Perşembe

hayatımın aşkı.

eveet efendim,şimdi uzun zamandır yazmayı düşünüyordum,hepiniz bilirsiniz,yazmayı severim.
şimdi konuya gelicek olursak,hayalimde ki prensten bahsedicem,sanırım onu buldum.
sürüsüne bereket virgül koyuyorum çünkü bu hiç bitmesin istiyorum.
hiç aşk hayatımda tamamiyle mutlu olamayan ben prensimi bekledim durdum,bakalım o prensimin özellikleri neymmiiiiiiiiiş;
ilk önce kumral yeşil gözlü erkekler ilgimi çeker demiştim,belli bi tarzı olucaktı,kirli sakalda severim hani ama sakallar battığından kaymak gibi olması tercihimdir.
mavi gömleğin erkeklere yakıştığını söylemiştim değil mi??
uzun boylu olması mükemmel olacaktır ama olmassa da olmaz,çünkü bu onun suçu değil.
bi sürü konuda bilgili olmalı,enerjik,benim gibi olmalı.
not:benim gibi derken,herşeyi yapabilcek biri..
sonracığıma,fotoğraf tutkusu olmalı,onla çekimlere gidebilmeliyiz,resimle uğraşırsa mükemmel olur tabii.
baterist olabilir belki de.
arabası kesinlikle olmalı,çünkü ben sevgilimle olmak istiyorum elalemin ağız kokusuyla değil.
ama bu demek değildir ki heryere arabayla gidicez hayır biz herşeyi yapıcaz.
bana süprizler yapmalı,gecenin bi köründe atlayıp gelmeli evime,bana koskocaman ayıcıkta alablir hani.
ama asla maddi yönden bi süpriz beklemem,gelirse de hayır demem!
saçları 3 numara yada uzun toplu olabilir,severim...
hadi denize atlayalım dediğimde ay uf dememeli...
ben tatile gidince peşimden gelmeliiiiii...
küs olduğumuzda gecenin bi köründe arayıp sapığım olmalı,her boş anında sarılmalı...
benle etkinliklere katılmalı,yemek yaparken bana yardım etmeli...
beraber aynı tonlarda giyinmeliyiz onunla,eş gibi..
lunaparka gidip delicesine eğlenmeliyiz,bazen dürüm de yiyebilmeliyiz bazen de simit. herşeyi yapmalıyız.
yağmurda o çirkinliğimizi sadece biz görmeliyiz,beni sahiplenmeli ve kıskanmalı.
ve sadece bana ait olmalı,gözü başkasını görmemeli.
küs olduğumuzda bende dayanamam ama kesin gelip özür dilemeli,umursamaz olmamalı!


ahh biliyorum şuan hayal üstü bi erkek yazdım,ama şuan biri var sanırım.
yakında belki kendini tagler.
ha unutmadan adıda ilginç olmalı,değişik!

23 Mayıs 2010 Pazar

Yaşayarak Olgunlaşmak yada Zamanla Armutlaşmak

Anne rahmine düştüğümüzde başlıyor serüvenimiz,ortalama 9 ay tüm hayatımız boyunca en özgür zamanlarımızı yaşıyoruz.Karışan eden yok,dert tasa yok,altını pislediğin zaman silinene kadar o kokuda durmak yok,canın sıkıldığında tekme atıyorsun,annen sana "niye tekmeledin?" diye sormuyor,buna seviniyor çünkü sen yaşadığını belli ediyorsun...
Peki annenden seni alırlarken o akciğerlerine dolan ilk nefesle beraber ağlamaya başladığında ne oluyor,bir nefes almanın bile ne kadar zor olduğunu anlıyorsun ve maalesef bu nefes işleminden sonra senin tüm özgürlüğün bitiyor.Erkekler özgürlük konusunda kızlardan daha fazla alana sahip olmasına rağmen sen bi erkek bebek olsan bile maalesef hiç bir zaman özgür olamıyorsun.Günlerini doldurmaya başlıyorsun...İlk doğduğunda yaşama belirtisi olarak kabul edilen ağlaman,1-2 aylıkken ki ağlamandan bile farklı!Annen "yeter artık,sus" demeye başladığında anlıyorsun ki,herşey geçici.Bazı insanlar sırf ego tatmini için çocuk yaptığını düşünürsek bunun sonucu daha feci...

Şimdi büyüyorsun ilk adımların,"gel anneye,gel babaya" derken mutlular,yürümediğinde üzülürler.Çünkü;
yürüyünce sen,ailen bir sağlık sorunu olmadığına kanaat getirip rahatlıyor.Sen yürümeye başladığındaysa kıyametler kopuyor! "Of yavrum yeter,bırak diyorum sana." yada "Ben sana oraları karıştırma demedim mi?" ve ilk bağırışlar,şiddet... Çocuğa yürümeyi öğrettikten sonra seninle beraber ev işleri yapmasını mı bekliyosun? Ne yapacak çocuk,sen de yapmadın mı aynısını?
Öfkesini kontrol edemiyor hiç bir insan,ben daha görmedim efendim şöyle diyeni;
"Kır oğlum kır" çünkü diyen yok.

Sonra küçükken düşünemeyip yaptığın şeyler yüzünden azarlanıyorsun,karşında ki ebeveynin seninle kendi yaşını bir tutcak kadar dikkatsiz.Aynı hayal gücüne sahip ve aynı olgunlukta olduğunu düşünerek hata üstüne hata yapıyor...Bir çocuk eğitimi kitabında okumuştum,zeka geliştirme yöntemlerinden bir maddeydi.
Çocuğunuza mamasını yere atıyor diye kızmayın,o sadece çekim yasasını öğreniyor!
O kadar doğru ki! Hiç bir çocuk havaya atmaz yemeğini,dikkat edin.Hep aşağı atar,karşısına atar.
Sürekli engel koyarak ulaşacağı yere bir insan daha mı hızlı ulaşır yoksa engelleri kaldırmak mı?
İnsanlar klasikleşmiş çocuk eğitimi yüzünden düzgün çocuk yetiştiremiyorlar.
O zaman Çocuk Gelişimi bölümü kapatılsın madem öyle...

Bu çocuğun zaman zaman travmalar geçirmesine neden oluyor,çocuk yemiyor diye bağrılıyor,yemeği ağzından geri çıkardığında o gene mamasıyla karıştırılıp yedirtiliyor. Düşünüyorum da acaba o işlemi yaparken surat ifadeleri nasıldır? Kendileri yiyebilirler mi? Yada "dolapta ne varsa koydum maması" adlı benim nitelendirdiğim mamaları nasıl yediriyorlar? İçinde senin benim yemiyeceğim şeyler;
Peynir,haşlanmış yada çiğ yumurta,çay,ekmek içi,bal... varken!
Doktorların söylemekten dillerinde tüy bitti "kendinizin yemiyeceği şeyi çocuklarınıza yedirmeyin!".
Yemek istemedikleri zaman çoğu ebeveyn bi tane patlatıyor çocuğa,ya da tehdit.
"Eğer yemezsen bugün oyun yok" gibisinden.
Çocuklar en çabuk öğrenme yaşlarındayken bu söylenilenler beyinlerine kazınıyor.Sanıyor musunuz ki herşey unutulur,unutulmaz!Hatta bu psikolojide de vardır,bir iyileştirme yöntemidir.Çocukluğuna inilir,gerçekle yüzleştirilir.Her insan farklı etkilendiğinden de bunun onu etkilemiceğini nerden bilebilirsin?
Çocuk sana ilerde yalan söylemeye başlarsa,ona bitane patlatmak yerine geriye dönüp "ben ne yaptım?" demelisin.Herşeyin bir nedeni var çünki,çocuklar uygulama yoluyla öğrenir,bir bilgileri yok ki onu devreye sokup öğrensin.Deneme yanılma ile öğreniyor çocuklar. Sizde çocuk olmadınız mı?Aslında size kızmakta yanlış olur,sizi yetiştiren,onu yetiştiren... Bu klasikleşmiş şeyi değiştirmek zor olsa da şunu diyebilirim ki;
"Dünyayı değiştiremiyorsan,dünyanı değiştir." sen kendini değiştirmeye başla,herşey değişir.

Aslında demek istiyorum ki,insanlar yaşayarak olgunlaşırlar.Bir şeyi isteyip,sonucunun hep güzel olcağını düşündükleri için karşılarına çıkan sorunlarla baş edemeyip,aciz insanların kaçtıkları eylemlere kaçarlar.
Şiddet,küfür,küçümseme. Sen istedin bu çocuğu! Ancak hayvanların aklı olmadığından şiddetle eğitim verilir,Allah sana zaten ipucunu vermiş,seni tüm canlılardan ayıran şeyin aklının olduğu gerçeğini!
İnsanlar gerçeklerle yüzleşmekten korktuklarından kaçıyor,kaçıyor...
Hem bişeylerin olması için çabalıyorlar,o iş olduktan sonra iyi taraflarını görmek yerine kötü tarafını gördüklerinde patlıyorlar.Bu insanlar hiç bir zaman olgunlaşmıyacak yaşları ne olursa olsun.
Çünkü Peyami Safa öyle bir laf etmiş ki,bu düşüncelerime çok uygun düşüyor.
"Yaşlanarak değil,yaşayarak olgunlaşılır.Zaman insanları değil,armutları olgunlaştırır."
İnsanlar,Allah'ın verdiği mucize şeyleri kullanmadan göcüp gidiyorlar,çünkü insanlar yaşamayı bilmiyorlar.
Nedeni,niçini yok onların.Hep aynı,hep aynı..Eğer herşey aynı kalsaydı,bizim bu yazıyı yazmamız hayal olurdu sanırım,duvarlara kazımaya devam ederdik,çağ atlamaya devam ediyoruz ama insanlıkta hep geri kalıyoruz.Zaten bizim de tek sorunumuz bu değil mi?Gerçeklerle yüzleşmedikçe ve kaçtıkça hep üstümüze gelceğini unutuyoruz,hayatın saçmalığını kabullenip yaşamak değil,hayatı değiştirmeye çalışmak sorun.Hayatı sorunları iterek değil,üstüne giderek aşabiliriz.İşte zaten biz bunu yapamıyoruz...



Not: Şahsi olduğundan dolayı izinsiz kopyalanması yasaktır.

12 Mayıs 2010 Çarşamba

yalanlarr yalanlarr yalanlarr.

kedilerin en sevdiği şey süt değildir,maymunlarında muz. aslında insanlarda maymunlardan gelme değildir. demem o ki insanlar doğru bildikleri yalanlarla kandırılırlar,senin beni sevdiğini söylemen gibi.

bugün aklıma geldi bu.
sevdimde,nasıl oldu bilmiyorum ama.