1 Eylül 2010 Çarşamba

Hep Erken Vedalarım Oldu.


Herzaman farklıydım ve bunun farkındayım.Farkında olmak güzeldir.İlişkilerimde hep sorun çıkardım,eğer gerçekten birini tam anlamıyla sevsem paşalar gibi oturur söz dinlerdim.
Çoğu zaman hep erkek ben oldum,nedeni de sümsüklerle çıkmamdı.
Laf atsalar sataşmaya götü yemeyen cinsle çıkmıştım hatta,neyse.
Neden ilişkilerim hep kısa sürdü?Çok kaybetme korkum yoktu.
Bırakılmaktı beni üzen,hayatımdan gitmesi değildi.
Herzaman beklentileri farklı olan biriydim ben.Her kızdan farklı hayallerim vardı,aslında hepsi bana hayrandılar ve bu yüzden kaçtılar.
Güçlü,akıllı ve kendinden üstün kadınları pek sevmez erkekler.
Bu yüzden kaybettim hep,isteklerime cevap veremiceklerini anlayınca fırt kaçtılar.
Aslında çokta şey istememiştim.Sadece sıradan insanlardan biraz farklı.
Sürekli aynı yerlere gitmek değil de,farklı yerler.
Aynı mesajlar değil de,mektuplaşmak gibi.
El yapımı hediyeler gibi.
Hiç biri bunu kaldıramadı,açıkçası bende tavırlarımdan ödün vermedim.
Şuana kadar kimse beni çözemedi aslında o kadar basitimdir ki,sadece bi konuda ona karşı soğuksam her türlü arızayı çıkarabilirim.
Birine her türlü inanmışsam güvenmişsem bana yalan söylese bile inanırım.
Buda benim hislerimle alakalıdır her zaman.
Çoğu zaman ben "hoşçakal" demişimdir.Duyduğum "hoşçakal"lar ise ilişki iyi giderken olmuştu hep.
Aslında bi kere "hoşçakal" deniyosa,bırakçaksın onu orda.Kalcak o,hoşu moşu geçicen.
Başkası gelcek çünkü,gelmicek mi?
Mesela benim hayalimde ki erkek gelcek,az kaldı biliyorum.
Herşeyi onla yaşayabilceğim,benden herkese söz edebilceği bi sevgili olabilceğim onla bi hayat sürebilceğim bi aşk kapının ucunda.
Sadece "gel" dememi bekliyo.
3 harf beni hayata döndürücek,kendimi düzeltip ona gel demek için sabırsızlanacağım.
Aşk gel hadi..

Hayat Bir Nefes Kadar Kısa...

1Eylül'e girdiğimiz an umarım yarın çok güzel bi ay olur diye temennide bulundum.
Sabah soğuktu,ara ara uyanıp gözlerimi açıyodum.Kalbime sanki biri oturmuş böyle nasıl ağır.Sanırsın 10 senelik ilişkim bitmiş ağlaya ağlaya harab etmişim kendimi.
Saat 11 filandı galiba,annemin telefonu çaldı.
(Dün ananemlere gittik,dedem hastaydı.Gerçekten endişelenmiştim.Yaşlı ne de olsa.)
Ananem arıyomuş,"yapma anne ya" diyince ben bi fena oldum,dedeme bişiy oldu sandım.
"babamı ver" diyince bi oh çektim.Ne yazık ki haber farksızdı bi ölümden...
Telefonu kapayınca "çocuk ölmüş."diyince ben dumur oluverdim.Hemen kendime çekindim,yorganı da üstüme çektim.Başladım düşünmeye,"hayata bak amk" demeye başladım.
Bu çocuk dediğimiz de annemin dıdısının dıdısının çocuğu.Ailecek bağımız iyi olduğundan kaç defa hastaneye falan gittiler. Çocuk 19-20 yaşındaydı.Hayata bağlıydı,sevgilisi vardı hatta.Geçen sene kanser olduğunu öğrendiler.
Sevgilisiyle görüşmek dahi istemiyodu,sevgilisi olsam kafayı yerdim sanırım.
Neyse iyiye gidiyo falan lafları dönüyodu,haliyle seviniyoduk bizde.
Dün hatta işte kara kaplumbağası kanı içiriyolarmış muhabbeti geçti.
Oha nasıl filan dedikten sonra işte kansere iyi geliyomuş kara kaplumbağası kanı falan.
Temennimiz iyileşmesiydi.. Daha küçüktü,hayatının baharında niye ölsün ki? Dışarda o kadar puşt varken!
"ölmüş" kelimesi kulağımda çınçın çınladı durdu..
Küçüklüğümde tattım ölümleri,hayatı anlamaya başladığımdan beri o kadar yakınım ölmedi.
Ananem,dedem,annem,babam ve diğerleri.Düşündüm,boğazıma sanki biri yapışmış gibi oluyo.Hep düşünürüm zaten onlardan önce ölmeyi,çünkü kaldıramıcam bilirim.Ben ölünce onlarda dayanamaz ölürlerse diye vazgeçerim.Ben onların ölümlerini görmek istemiyorum anlıyo musun!
Dün dedem hastaalandı diye binbir senaryo yazdım zaten!
Hayat o kadar kısa ki,ben sağlıklıyım bana bişiy olmaz dememeli insan. Pat geliveriyo hemen bişiy.
Küçüklük bi anım aklıma geldi demin.. 3'e yada 4'e giderken matematik özel dersi alıyoduk. 3 kız,tabi ben diğeriyle daha yakındım. Diğeri de huysuzdu biraz,pek sevmezdik aslında dışlardık.Annesi annemin arkadaşıydı,bize gelmesine rağmen kadının o kızı yalnız bırakırdık hep.Şimdi bunları yazarken çok utanıyorum.
Sonra o küt saçlıydı,gürdü de saçları,zamanla dökülmeye başladı.Hoca hep ona yardım ederdi diye sinir olurduk,zaten sonraları gelmemeye başladı.Bigün annesi-annem-ben-o Cerrah Paşa'ya gittik.Korkuyodu,beyin şeysine girdi.Çıktığında saçlarında değişik bişiy vardı.Ananesine gittik,saçlarını tarayamıyodu,ben taradım o şeyleri kafasından atmak için.Bana teşekkür etmişti,o kadar duygulanmıştım ki..Zamanla saçları dökülmeye başlamıştı.Sonra da 0'a vurdurdu zaten.Sağlıklı görünen kız zayıflamaya başladı hızlıca.Testler yaptırıldı Lenf Kanseri olduğunu söyledi annesi,netten araştırdık nedenlerinden biri;Arkadaşları tarafından dışlanmak olarak görünce koptu bende ipler.Benim yüzümden diye ağlamaya başladım.Sonra ona daha farklı davrandık hepimiz.Bazı geceler öbürküsü gün sınavım olmasına rağmen onlara gittik.Gecenin bi köründe döndük..Bazen hastaydım,gene de gel derdi maske takar eğlenirdik.Giderken buruktuk hepimiz.Doktor 6 ay yaşar dedi biz 3 sene yaşattık onu...
Bigün hepimiz bi parka gittik.0a vurdurduğu saçları çıkmaya başlamıştı,önde ikimiz oturuyoduk kafasını göğsüme koymuştu,o kadar batıyodu ki saçları dişimi sıktım sabrettim,anlamış olcak ki kafamı kaldırıyım mı? dedi.Sonra parka geldik,bisikletini indirdik,ona sürmeyi öğretiyodum,başladı öğrenmeye.İyi ki varsın çok teşekkür ederim demişti.
İyileşiyo gibi oluyo sonra tekrar başa dönüyoduk her zaman..
Annesi,annem,teyzesi,ben,o webcamde dans ediyoduk sonrada gülüyoduk.Bazen okula geliyodu,hemen benim yanıma geliyodu.Karne günündede beraberdik..
8.sınıf balomuzda kendisi katılamadı maalesef,o bi melekti artık.
Doğum günüme 4 gün kala melek oldu.Kötüye gittiği dönemler gelmek istediğimde beni istemedi,annemi istedi.O kadar küçülmüştü ki,18 kilo kalınca boyuda gitti zaten.Hala gözümün önünde...Doğum gününü de beraber kutlamıştık böyle..Sonra 25'nde ben sims oynuyorum böyle.
11:30 filan saat aradı annesi."Başak öldü"diyince ilk bi durdum.Sonra bi boşaldı benden damlalar anlatamam.Bize ders veren hoca hastaneye götürdü bizi.Benim inmeme izin vermediler.Hala ağlıyorum falan böyle çok kötüydüm o gece.İnanmak istemedim anlıyo musun?
Sonra Artvin'e gömülmek istediğini önceden söylemiş zaten,Artvin'e götürdüler...
Şuan o yanımda biliyorum,seni özlüyorum.
Daha kimseyi kaybetmek istemiyorm hayatımda!

28 Ağustos 2010 Cumartesi

Bayaa bi eskilerden..


Mutlu son
10/01/2009 22.00
Herkesin bi ıssız adamı yokmudur zaten?
Seversin deli gibi,koşturursun peşinden,ağlarsın onun için..Bunu o belki biliiiir belki bilmez..
Sevmek güzel şeydir karşılıklı olunca..
Seversin belki o da sever senin kadar değil..2 hatası olunca kurarsın kafanda;
Beni sevmiyo mu? Neden böyle? Ayrılalım der mi?
diye..
Kafanda kurduğun düşüncelerin bi çoğu doğru çıkar herzaman..
Ayrıldıklarında bazı kızlar koşturur deli gibi gururlarını hiçe sayarak..
Bazıları da umursamaz gözükür içinde yaşar..
Amaa ben bunu yapamadım malesef.
Erkekler her zaman geç olgunlaştığından dolayı,kavga da haksızken haklı olmaya çalışıp başarılı olduklarından dolayı,herşeyi ben bilirim havası bastıklarından ve gerçekten onu seveni kavrayamamasından hep kaybettirir insana..İlerde anlıyacaklardır ama geç olcaktır herşey için (:
Bi erkek için aşk acısı kız kadar olamaz..Erkek bi çok tende bulabilir ama kız kesinlikle!
Kızlar daha çok hayalcidirler bu yüzden o yokken bi sürü hikayeler yazar kafalarında ve biter..
Hep mutlu sondur hikayelerinin sonu zaten,aslında bilmezler ki mutlu sonlar henüz bitmemiş masallar olduğunu..

Aklımın sifonu olsa da çeksem,boktan düşüncelerim akıp gitse falan.



Bu başlığı ben yazmadım.Çok muhteşem olduğu için ilham verdi sacee.
Şimdi,kafam da o kadar saçma düşünceler var ki,hangisinden başlasam bilemedim.
Hani sevgilin seni boktan bi sebepten bırakır göt gibi kalırsın ya.
Onla çıkarken makyajsız halin bile kendine "ne güzelim" lan ben dedirttiğinde,onsuzken aynaya bakmaya korktuğun dönemler olur ya,hah! o dönemdeyim.

Yüzüm ne şişmiş olum,3 aylık hamile gibiyim lan gibisindenim.Ne giysem,"ıyk hiç yakışmadı" diyip çıkarıyorum.

Hele kaş bıyık çıkınca dünyayla iletişimim kopuyoör.Hiç bi insanla görüşmek istemiyosun.
İşin en kötüsü gene damara bağlayıp,"lan kim baksın bana,kim sevsin beni,göt gibiyim" diyip kendini daha da kötü hissediyosun.
Oysa,onla çıkarken de aynıydın,şimdi de.
Tabii bu ruh halindeyken bunları düşünemiyosun..

Sivilce çıksa,"açın mezar,gömün beni" moduna giriyosun.

Oysa bir erkek;
Tipsizliğini kafasına takmaz,çünkü onlar bi kızla yattığında "orospu"damgası yemez."piç" damgası yediğinde ise daha da şevklendirir bu hitap.

Parayla bile yatar ama bi kız her daim bir erkeğe ait olma duygusunu taşır,"ilk"lerine değer verir.Hakedicekle olmak ister.

Bir erkeğin duygusu yoktur,şöyle diyelim.Bir kadın tüm isteklerini yapcak bir erkek ister,bir erkek ise bir isteğini gerçekleştircek her kadını.
İşte bu kadar basittir.

Kendimizi iyi veya kötü hissettiren erkeklerdir.
İster bulutlara çıkarır,ister götümüzün üstüne oturtturur.
Ama sanmayın ki her erkek böyle ama çoğunluğu ne yazık ki böyle.

Buda beni kötü düşüncelere itip hayattan soğumama neden oluyor.
Hiç bi düzgün adam kalmadımı bee? demekten kendimi alıkoyamıyorum ne yazık ki..

Erkeklere demek istediğim şu,
Aldığınız oyuncağın kullanım talimatını okumadan önce kurcalamayın,kırarsınız.Hevesiniz geçince de atmayın,değerli oyuncakları bulamayanlar da var..

Bir sevgiliyi daha gömmek.



İlişki başlarken,"ay biliyo musunuz?-ben böyle bişiy yaşamadım" diye başlanır.Aslında bunu söyleyen kişi koca bi "NAH"ı hakeder.Her ilişkiye böyle başlanır e salak!
Bu benim aslında,kendime bağrınışlarım.
Olaya gelcek olursak tarif edilemez.Önce en yüksek kademeye kadar mutluluk çıkar,sonra götünün üstüne düşersin.O yüksekteyken ki haline bi "hassiktir" çekersin.
Onuun gelmiceğini anladığın andan itibaren vurursun damarın dibine.
"O gelmicek,anlasanaza olum" psikolojisi başlar ama hep şu unutulur;her boşluk dolar,gidenin yerine daha iyisi gelceği için gitmiştir zaten.
Zamanla haberlerini alırsın,için acır ama ağlamazsın.O yara kapanmıcak gibi gelir,ama şunu unuturuz ki kimse aşktan ölmemiştir.Hele de sadece o şahıs ruhunu sikmekten başka bişiy yapmadıysa.

En kötüsü,"daha neler çıkıcak karşına" diyenlerdir.Aynılarını onlar bu acıyı çekerken söylemek istemişimdir hep.Bu bi teselli cümlesi değildir,ruh haline sıçan bi cümledir.Ben şuan onu istiyorum ki ağlıyorum,sen ne saçmalıyosun hacı?

Bazı sabahlar huzursuz uyanılır,bazı sabahlar melek gibi gülerek..
O melek gibi günlerimizde "unuttum laan" psikolojisindeyizdir.Huzursuz günlerimizde "acaba napıyo bensiz puşt" modunda.

Taa ki karşımıza hormonlarımızı alt üst eden biri çıkana kadar. Koymuşum "x"e ben onu zaten sevmedim kiiii psikolojisi ağır basar. O çocuktan tekmeyi de yiyince,ben x'i özledim lan psikolojisi.

Bu durumlarda en güzeli tamamen herşeyden soyutlanana dek yalnız kalmaktır.
En iyisi budur..

26 Ağustos 2010 Perşembe

erkekleri anla(yama)mak ve tanı(yama)mak;

ne erkekler bizi anlar,nede bizlerin onu anladıklarını söylerler.
sizin ve bizim tarafımız vardı erkeklerle hiç bir ortak noktamız yoktur ne yazık ki.
çevremden ve kendimden edindiğim tecrübelerle birkaç dikkatli uyarım olacak size.
şiiimddik!
1) eğer hoşlandığınız biri varsa,sizi tanıması açısından sadece bi yolunu bulup tanışın,ama asla peşinden koşmayın. niye? zaten o kısmetinde varsa senin koşucaktır,sen sadece yolunu aç ve bekle(bekleyebiliyorsan).
2) sevgili oldunuz,çok mesaj atmıyor mu? asla ama asla mesaj atma,o mesaj attığında da geç cevap ver. sonra o seni bekletmiyecektir.
3) kıskandığını asla belli etme evet bazısının hoşuna gider ve gıcık etmek için kandırır,bazısı bundan bunalır,bazısıda inadına dahada kıskandırır. asla ama asla söyleme,sen kıskandır.
4) sana yaptığı hatanın aynısnı asla ona yapma,gün gelir yaptığın bi yanlışı oda sana yapar.
5) eski sevgililerini asla anlatma,senden ayrıldıktan sonra arkandan demediği şeyler kalmaz,senden iğrenme yolunu bulur.
6) senden nedensizce ayrıldıysa dönmesini asla bekleme,yedekte biri vardır,ondan sonra sana dönecektir. gururluysan ve akıllıysan bu maddeyi yap.
7)senle küstüğünde eğer peşinden koşmuyosa bilki sevgisi bazı şeyler için yetersizdir..
8) sen ağladığında sana üzülme,neye üzülüyosun,boşver tarzı cümleler kullanıyorsa ilişkini gözden geçir ve bidaha bişiyini anlatma.
9) sevgilin askere gidicekse asla bekleme,çünkü erkekler orda değişiyolar,geri döndüğünde seni istemiyecektir.
10) sensiz eğleniyorsa bi düşün,gözü dışarda demektir. o an noktala o ilişkiyi..
11) hiç bi arkadaşınla yakın olmasına izin verme,erkektir bu ilgi duyar!
12) sana kısa kısa mesajlar atıyosa,işim var diyorsa sürekli otur bi düşün..
13) senin için endişelenmiyorsa yarın bigünde aynısını yapar dikkat et.
14) ben insanların kalbini kıramam diyen erkek 2 mesaj yollar bizlere;
hayatımdan kızları çıkaramam,gün gelir lazım olur.
ben herkesi üzerim,seni de üzücem mesajıdır.
15) beni bırakma diyen bi erkek acizdir,zamanında çok büyük bi bok yemiştir ve bırakılmaktan korkuyodur.
16) aldatılmaktan korkan erkek en fazla aldatan erkektir. arkana bakmadan kaç!
17) gecenin bi köründe sana mesaj atmıyorsa,romantiklik yapmıyorsa asla sende yapma..
18) eğer sana sahip çıkmıyorsa,yoldan gelip geçen seni süzebiliyorsa bu erkek seni sadece beden olarak görüyordur.
19) ilişkini 3-4 seneyi geçmiş olmasına rağmen hala bi evlilik çatırdamaları yoksa,o ilişki boşa yaşanmıştır. ve bitmesi gerekir üzgünüm..
20) senle konuşurken gözlerini kaçırıyorsa ya yalan söylüyodur yada sıkılmıştır. eğer telefonuna bakıyorsa kesin sıkılmıştır. telefonunu ortaya koymuyosa ve sen eline aldığında telaşlanıp bahane uyduruyosa kesin bi halt karıştırıyodur..
21) seni arkadaşlarıyla yada ailesiyle tanıştırmıyosa ilşkinizi saklıyorsa seni ciddi görmediğindendir.
22) eğer sizi kilonuzdan yada dış görünüşünüzden dolayı bırakıyorsa ve eleştiriyorsa sizde onu eleştirip miktiri basın.
23) fedakarlık yapmıyorsa,sadece sevgilisinizdir,ötesi olmaz.

1 Temmuz 2010 Perşembe

hayatımın aşkı.

eveet efendim,şimdi uzun zamandır yazmayı düşünüyordum,hepiniz bilirsiniz,yazmayı severim.
şimdi konuya gelicek olursak,hayalimde ki prensten bahsedicem,sanırım onu buldum.
sürüsüne bereket virgül koyuyorum çünkü bu hiç bitmesin istiyorum.
hiç aşk hayatımda tamamiyle mutlu olamayan ben prensimi bekledim durdum,bakalım o prensimin özellikleri neymmiiiiiiiiiş;
ilk önce kumral yeşil gözlü erkekler ilgimi çeker demiştim,belli bi tarzı olucaktı,kirli sakalda severim hani ama sakallar battığından kaymak gibi olması tercihimdir.
mavi gömleğin erkeklere yakıştığını söylemiştim değil mi??
uzun boylu olması mükemmel olacaktır ama olmassa da olmaz,çünkü bu onun suçu değil.
bi sürü konuda bilgili olmalı,enerjik,benim gibi olmalı.
not:benim gibi derken,herşeyi yapabilcek biri..
sonracığıma,fotoğraf tutkusu olmalı,onla çekimlere gidebilmeliyiz,resimle uğraşırsa mükemmel olur tabii.
baterist olabilir belki de.
arabası kesinlikle olmalı,çünkü ben sevgilimle olmak istiyorum elalemin ağız kokusuyla değil.
ama bu demek değildir ki heryere arabayla gidicez hayır biz herşeyi yapıcaz.
bana süprizler yapmalı,gecenin bi köründe atlayıp gelmeli evime,bana koskocaman ayıcıkta alablir hani.
ama asla maddi yönden bi süpriz beklemem,gelirse de hayır demem!
saçları 3 numara yada uzun toplu olabilir,severim...
hadi denize atlayalım dediğimde ay uf dememeli...
ben tatile gidince peşimden gelmeliiiiii...
küs olduğumuzda gecenin bi köründe arayıp sapığım olmalı,her boş anında sarılmalı...
benle etkinliklere katılmalı,yemek yaparken bana yardım etmeli...
beraber aynı tonlarda giyinmeliyiz onunla,eş gibi..
lunaparka gidip delicesine eğlenmeliyiz,bazen dürüm de yiyebilmeliyiz bazen de simit. herşeyi yapmalıyız.
yağmurda o çirkinliğimizi sadece biz görmeliyiz,beni sahiplenmeli ve kıskanmalı.
ve sadece bana ait olmalı,gözü başkasını görmemeli.
küs olduğumuzda bende dayanamam ama kesin gelip özür dilemeli,umursamaz olmamalı!


ahh biliyorum şuan hayal üstü bi erkek yazdım,ama şuan biri var sanırım.
yakında belki kendini tagler.
ha unutmadan adıda ilginç olmalı,değişik!